İktisatçı Prof. Dr. Refet Gürkaynak: Merkez Bankası bağımsız olmadan enflasyon düşmez

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Refet Gürkaynak, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı olmadan enflasyonun düşmeyeceğini ifade etti. 

Refet Gürkaynak, Bloomberg HT yayınında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin son bir buçuk yıldır derli toplu bir iktisat politikası çerçevesi olmadığını belirten Gürkaynak şöyle konuştu:

“Hatırlarsanız TCMB’nin düşük faiz politikası 2021’in yazında başladığı zaman ilk önce faizi indireceğiz enflasyon inecek diye başladı. Enflasyon patladı. Arkasından faizi indireceği Çin olacağız vardı. Çin olmayacağımız çok hızlı ortaya çıktı ki olsaydık da çok iyi birşey olmayacaktı zaten. Sonrasında faizi indireceğiz TL değer kaybediyor fakat o kazayla değil biz istediğimiz için oluyor. Cari açığı bu şekilde kapatacağız denildi. Cari açık da tarihin en yüksek düzeylerine çıktı. Dolayısıyla eğer bu sonuçlar isteniyorduysa bu politikaların zaten baştan uygulanmamalıydı denilecek bir işe başlandığını görüyoruz.

Bu uygulanan politikaların sonuçlarından hükümetin kendisinin de memnun olmadığını görüyoruz. Zira memnun olsalardı bu sonuçları bu kadar değiştirmeye çalışmazlardı. Şu anda hem kur üzerinde hem menkul kıymetler fiyatları üzerinde özellikle bono tahvil fiyatları üzerinde ama Borsada ve türev enstrümanlarda da çok ağır bir kamu baskısı olduğunu ve hem mevzuatla hem telkinle bu fiyatların normalde oluşacaklar gibi oluşmalarına engel olunduğunu hepimiz görüyoruz.

“Model veya iktisat politikası yok”

Bunun nedeni en başta uygulanan ve hiçbir bütünlüğü olmayan iktisadi davranışın sonuçlarına bakıp bunun ne kadar kötü sonuçları olduğu görülmesin diye şimdi gidip ona zorla tahvil aldıracağız öbürüne aman dolar satma diyeceğiz berikini makası aç diyeceğiz diğerine çapraz kur takasını tamamen yasakladık yurtdışıyla yapamazsınız artık diyeceğiz.

Bunları niye demek zorunda kalıyoruz? Yaptığımız hiçbir şeye benzemediği için. Dolayısıyla geldiğimiz noktada aslında içinde olduğumuz bir ekonomi modelinden bahsetmek ya da bir iktisat politikası çerçevesinden bahsetmek mümkün değil. Olmadığı için de eğer böyle devam edeceksek yine birşey yapmadığımız arada bir de saçma sapan şeyler yaptığımız ve sonrasında bunları beğenmeyip bunları bastırmaya çalıştığımız bir sistemle gerçekten bak maliye politikası bunu yapıyor, para politikası şunu yapıyor bu iki şey bu nedenle bir arada olabiliyor diyebileceğimiz bir normal sisteme sahip değiliz.

Hükümetin tekrar seçilmesi durumunda vatandaş yaptığınız beğendik buna devam edin dediği için seçilmiş olacak. Zaten kendileri de değiştirmeyeceklerini bu durumdan memnun olduklarını söylüyorlar.

“Mevcut iktisati politikaları sürdürülemez””

Öte yandan birazcık bakmayı biliyorsanız bunun sürdürülemez birşey olduğunu da görürsünüz. O yüzden iki şeyden birisi olmak zorunda. Ya hızla çok ağır bir kriz yaşayacağız ya da hızla kapalı bir ekonomi olmaya ve kapalı ekonomi olduğu için de artık fiyat gibi şeylerin bir önemi kalmayacak. Onlar zaten kamu tarafından belirlenir hale geldiler. Sen de tamam ben sinirlendim aldım gidiyorum diyemiyorsun kapalı ekonominin tanımı o. Onun için de gariban kavruk bir ülkenin istemeye istemeye yaşar halde kendini buluyorsun. Bu ikisinden birine doğru gideceğiz. İkisi de Türkiye’nin üzerinde durabileceği şeyler değil zaten. Onun için burada çok ciddi bir sıkıntı var.

Burada izlenmesi gereken yol Merkez Bankacılığına saygı duyan herhangi birisinin yapacağı iş aşağı yukarı aynı. Orada hassas olan şey şu. Yeni gelen Merkez Bankası başkanının bakın ben nasıl bağımsızım nasıl eski merkez bankacılığına benzemeyen bir kopuş var diye size göstereyim diyip faizi örnek veriyorum yüzde 70’e çıkarması iyi birşey değil. İki bakımda iyi değil. Birincisi o faizin bir anlamı var bu kadar sıkılaştırmak iyi değil bunu yapmamalısınız zaten. İkincisi bunu yaparak verdiğiniz sinyal ağır endişe sinyali de olabilir. Herkes 35-40 gibi seviyeleri düşünürken bu seviyeye çıkarırsanız bunlar ne gördüler de bu seviyeye çıkardılar.

“Faiz aralığının alt ucu 30 civarında olsa gerek”

Bunun kamu maliyesi yansıması da var. Hazine nasıl işini yapacak bu faizlerle dedirmemek lazım. Şu anda faizini makul olabileceği genişçe bir aralık var. O aralığın alt ucu herhalde 30 civarında olsa gerek üst ucu da nerede ben de bilmiyorum ama atarak diyeyim ki 60. Oradaki düşüneceğiniz şey şu enflasyonu düşürecek ve hızla düşürecek en düşük faiz fasilitesiyle iş yapmak istiyorsunuz çünkü geri kalanı artık gereksiz sıkılaştırmaya giriyor.

O sıkılaştırmanın Türkiye’de büyüme işsizlik vs bakımından bir sürü etkisi var. Bu bedava bir iş olsaydı çıkar faizi yüzde 2800’e enflasyonu yarın indir ne güzel oldu de ama insanların boğazından kesiyosunuz bunu yaparak. Onun için de çok özenle test ederek ilerlemek lazım. Şunu baştan söyleyebilmek gerekiyor. Ben de bilmiyorum kimse şu anda Türkiye’de enflasyonu düşürmek için faizlerin tam kaça çıkması gerektiğini.

Görerek öğreneceğiz biraz çünkü onun bir kısmı şuradan gelecek. İnsanlar diyecek ki ne güzel kravatı olan aklı başında iktisat bilen ciddibirisi geldi buraya. Siz de dediniz ki ben faizi yüzde 20’ye çıkarttım. Şimdi 20 benim beklediğimden aşağıda ama insanlara ya oraya sadece Açıl beyi koymadılar yanına koydukları başkan yardımcıları diğer görevliler de farklı partilerden gelmemiş bunların hepsi merkez bankacı işlerini bilen gibi bir cümleyi insanlara kurdurabiliyorsanız, düzgün bir sistem kurulmuş Hazine’nin söylediği ile Merkez Bankası’nın söyledikleri birbirini tutuyor ben ikna oldum başaracaklar bu işi dedirtebiliyorsanız bravo size.

“Marifet insanları yapılanlara ikna etmek”

Burada marifet olan şey ben de davranışımı buna göre değiştireyim dedirtebilmek. Bunu ne kadar düşük faizle dedirtebiliyorsanız o kadar aferin size. Yapamıyorsanız eğer ki bu olabilir vatandaş ‘10 senedir başımıza geleni görüyoruz, kime güvendiysek nihayetinde enflasyon çıktı onun için de hakkaten şunu yaptığını gösterene kadar ben inanmayacağım’ diyorsa o zaman bunu zor yoldan yapmak zorundasınız.

Zor yol reel faizin insanların ben bu faizle ben hiçbirşey yapamıyorum diyeceği seviyeye kadar yükseltilmesi olur. İnsanlar ben bu faizlerle birşey yapamıyorum şirketler de kimsenin birşey alacak hali kalmadı malımı satamıyorum ki fiyatını artırayım desin. Bu da enflasyonu düşürmenin kötü yolu ama mecbursanız yapacağınzı yol. Marifet bundan kaçınmaya çalışmak ve mümkün olduğunca kaçınmak.

“TCMB bağımsız olmadan enflasyonu düşürmesi mümkün değil”

Merkez Bankası’nın bağımsız olmadan herhangi bir faiz patikasıyla enflasyonu düşürmesi mümkün değil.

İnsanları döve döve değil özledikleri bir Merkez Bankası’nı gösterebilirseniz, yaptığı kamu hizmetine saygısı olan içsel tutarlılığı olduğunu düşündüren insanlar gelirse olabilir mi olabilir. Bunun bir kısmı da bu ülkenin aklı başında bir iş yapılmasına karşı olan açlıktan işe yaracak zaten.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir